hasîr


hasîr
(A.)
[ ﺮﻴﺼﺣ ]
hasır.

Osmanli Türkçesİ sözlüğü . 2015.

Look at other dictionaries:

  • hasır — 1. is., srı, esk., Ar. ḥaṣr Ayırma, bir şeyi özgü kılma Birleşik Sözler hasretmek hasrolunmak 2. is., Ar. ḥaṣīr 1) Saz, kabuk, yaprak vb. bir bitki maddesiyle örülmüş taban veya tavan örtüsü 2) sf. Tamamı veya bir bölümü böyle bir örgüden… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • haşir — is., şri, esk., Ar. ḥaşr 1) Toplanma, bir araya gelme 2) din b. Kıyamet gününde ölülerin diriltilip mahşere çıkarılması Haşre kadar beklesen bu iş olmaz. Birleşik Sözler haşir neşir …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • HÂŞİR — Haşreden, toplayan. Cem eden. * Hz. Peygamber in (A.S.M.) bir ismi. Haşir meydanında bütün insanlar mübarek izlerinde haşr olup toplanacaklarından Delâil i Hayrat ta bu isimle mezkurdur. (Bak: Haşr …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • hâsir — (A.) [ ﺮﺱﺎﺧ ] zarar eden, hüsrana uğrayan …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • hasir — ə. həsrət çəkən …   Klassik Azərbaycan ədəbiyyatında islənən ərəb və fars sözləri lüğəti

  • HASIR — (Hasr. dan) Muhâsara eden, etrafını çeviren, hasreden …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HASÎR — Hüsranda olan. Sapıtan, dalâlete giden. Azgın. * Eli boş. Müdafaasız. Çaresiz …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HAŞIR — Toplayan, cem eden, haşreden …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HÂSİR — Hasarete uğrayan. Zarara, ziyana uğrayan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • haşir neşir — is. Kaynaşma, bir arada olma Çocukluğum, doğayla haşir neşir, mutlu bir çocuk olarak geçmişti. C. Uçuk Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller haşir neşir etmek haşir neşir olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük